İbn Miskeveyh Düşüncesinde Tanrı, Evren ve İnsan
NİSANUR DUMAN/ İncelediğimiz bu eser; “İbn Miskeveyh Düşüncesinde Tanrı”, “İbn Miskeveyh’in İnsan Anlayışı” ve “İbn Miskeveyh’te Peygamberlik” olmak üzere üç bölümden ve bir sonuç kısmından oluşmaktadır.
İncelediğimiz bu eser; “İbn Miskeveyh Düşüncesinde Tanrı”, “İbn Miskeveyh’in İnsan Anlayışı” ve “İbn Miskeveyh’te Peygamberlik” olmak üzere üç bölümden ve bir sonuç kısmından oluşmaktadır. Giriş bölümünde, İbn Miskeveyh’in hayatı, ilmi kişiliği ve eserleri ele alınmakta, ayrıca felsefesinin temel özellikleri eserleri üzerinden kısaca tanımlanmaktadır. Ahlak filozofu olarak tanınan İbn Miskeveyh, kendisinden önceki filozoflardan etkilenerek özgün bir düşünce sistemi oluşturmuştur. Saruhan’a göre bu durum son derece doğal ve olağandır, çünkü her düşünür kendisinden önce ortaya konan fikirleri ya eleştirerek ya da benimseyerek kendi fikrî dünyasını inşa etmektedir. Bu süreçte Platon, Aristoteles, Plotinus, Kindi, Farabi, İbn Sina ve İhvan-ı Safa gibi isimlerden ilham almıştır. Birinci bölümde, “İbn Miskeveyh tanrı, nefs ve peygamberlik konularında nasıl bir yenilik ve değerlendirme getirmiştir?” sorusuna yanıt aranmaktadır. Saruhan, İbn Miskeveyh’in hareket delilini Aristoteles’ten aldığını belirtmektedir. Hareket delili, özünde hudûs, imkân ve sebeplilik delillerini de içermektedir. Ayrıca, Tanrı’nın sıfatları konusunda, O’nun herhangi bir nitelikle tanımlanamayacağı ve bu nedenle nitelendirmenin mümkün olmadığı vurgulanmaktadır. Bu bağlamda, Tanrı’nın ne olduğundan çok ne olmadığı üzerine düşünmenin daha doğru olacağı ileri sürülmektedir. İbn Miskeveyh’e göre Tanrı bilgisine ulaşmak, duyusal deneyimlerden ziyade aklî bir süreç gerektirir. Saruhan, İbn Miskeveyh’in evrim kavramını ay altı âlemi, yoktan yaratılışı ve sudur teorisini açıklamak için yorumladığını belirtmektedir. Birbirinden farklı gibi görünen bu üç yaklaşım, İbn Miskeveyh’in felsefesinde uyum içinde ele alınmaktadır. İkinci bölümde, nefsin mahiyeti konusu ele alınmaktadır. Burada, filozofun kendisinden önceki düşünürlerden aldığı nefs öğretisi açıklanmaya çalışılmaktadır. Saruhan, İbn Miskeveyh’in evrim anlayışında kullandığı “irtika” kavramına dikkat çekmektedir. Bu kavrama göre evrim, aşağıdan yukarıya doğru bir ilerleme sürecidir. Ancak burada söz konusu olan, insanın başka bir türe dönüşmesi değil, nefsinin değişim ve dönüşüm geçirerek mükemmel bir noktaya ulaşmasıdır. Bu süreç, insanın ay altı âlemden ay üstü âleme yükselişi olarak ifade edilmektedir. Değişen beden değil, ruhun kendisidir. İnsan erdemlerle donandıkça daha ulvî bir seviyeye yükselmektedir. Sonuç olarak Saruhan’a göre Ibn Miskeveyh’in evrim anlayışı biyolojik bir evrimden ziyade nefsin mükemmelleşmesiyle ilgilidir. Üçüncü bölümde, İbn Miskeveyh’in peygamberlik anlayışı, kendisinden önceki filozofların görüşleriyle birlikte ele alınmaktadır. Eserin dili oldukça yalın ve üslubu sadedir. Yazar, konuları açık ve anlaşılır bir şekilde ifade etmektedir. Kitap, İslam felsefesindeki Tanrı, evren ve insan anlayışına dair genel bilgiler sunmaktadır.
NİSANUR DUMAN
Bu haber toplam 130 kez ziyaret edildi.
Yorum Ekle
Adınız / RumuzYorumunuz




